İnternet kime ait? İnternetin anahtarı kimde?

İnternet kime ait? İnternetin anahtarı kimde?

Hepimizin merak ettiği bir soru var ki, sanıyorum tatmin edici bir cevap alamadık. Bu sorunun cevabını en tatmin edici şekilde cevaplamaya çalışalım.

İnternet kime ait? veya İnternet kimin kontrolünde?

Bu sorunun cevabını ilk önce interneti kimin icat ettiği sorusunda arayalım. İnternet “Tim Berners-Lee” tarafından 1989 yılında “html” yazılım dilini “Hyper Text Markup Language” geliştirerek ilk adımı atmıştır ve “html” yazılımlarını okuyan ilk tarayıcıya “www” “World Wide Web” ismini vermiştir.

1991 yılında ilk “Server (sunucu bilgisayar)” olarak “WAIS (Wide Area Information Servers)” “Brewster Kahle, Paul Lindner, Mark P McCahill” tarafından “University of Minnesota” Minesota üniversitesinde geliştirilmiş ve “Tim Berners-Lee” tarafından icat edildiği şekliyle geliştirilmesine ve kullanımına izin verilmiştir.

İlk “Server (sunucu bilgisayar) CERN”

Şimdi gelelim asıl sorumuza. 

İnterneti kim yönetiyor? Kime ait? Kim kontrol ediyor? Merkezi nerde? Nereden yönetiliyor? vs.

Dünya çapında bir kaç ülkeden seçilmiş ve sürekli değişen 7 kişide internetin anahtarı bulunmaktadır. Bu kişiler bu anahtarın yerini gizli tutmak zorundadırlar, kendi ailelerine bile söylemeleri yasaktır.

Bu 7 anahtar “Amerika Birleşik Devletleri”nin “Virginia” eyaletinde bulunan “Culpeper” kentinde tam olarak yerinin gizli tutulduğu bir binada iki tane kasada gizli olan elektronik anahtara ulaşmaları içindir.

Bu kasaların saklandığı, yüksek güvenlikli büyük bir demir kafesin içindedir ve içeriye giriş bu 7 kişiden sadece birinin gözleriyle “Irıs Scan (Göz bebeği tarayıcısı / Retina tarayıcısı)” ve iki kişinin şifresiyle mümkündür.

Kasa bu 7 kişiden ikisinde bulunan gizli kombinasyon ile açılmaktadır ve sadece bir hata yapma hakları vardır.

Kasa açıldıktan sonra içindeki 12 bölümden oluşan kilitli göz vardır. Bu gözlerin sadece 7’si belirli aralıklarla değiştirilerek kullanılmaktadır. Her anahtar sahibi kendine ait olan gözü anahtarıyla açıp içinde bulunan elektronik kartları ve gizli kodları çıkarır ve hasar görmediğini kontrol eder.

Kasadan kodları çıkaran 7 kişi kafesin dışında bekleyen yetkiliye kodları ve kartları teslim eder ve yetkili kartlarla ve kodlarla sisteme giriş yapar ve yeni “Master Key” dedikleri ana şifre oluşturur. Ayrıyeten bu 7 kişi için yeni şifreler ve kodlar oluşturur.

Bu işlem 3 ay aralıklarla senede 4 defa tekrarlanır. Burda yapılan işleme ise bir nevi muhtarlık diyebiliriz. Nasıl muhtarlıklarda “ikametgah” kayıtlarımız işleme alınıyorsa, burda da tüm dünyada hepimizin kullandığı internet adresleri yani url adreslerinin kayıtları bulunmaktadır. Örneğin www.facebook.com, www.google.com, www.apple.com vs. internet adreslerini ve bunlara ayrılan ip adreslerinin birbirine senkron çalışmasını ve dünyanın neresinden girerseniz girin, örneğin www.facebook.com yazdığınızda bu web sitesinin doğru “Server (Sunucu bilgisayara)” yönlendirilmesini sağlar. Bu sistemin kontrolü el değiştirdiği durumda isterse tüm interneti etkisiz hale getirebilir veya örneğin www.facebook.com gibi bir internet adresini kendi sunucu bilgisayarına yönlendirir ve milyarlarca kullanıcıya ulaşma imkanı sağlamış olur. Ayrıyeten tüm bankalar, sigorta şirketleri, borsalar, fabrikalar vs. internete bağlı olduğu için ve hepsinin sunucu bilgisayarları olduğu için tüm sistem çöker.

Bu sebepten interneti çeşitli ülkelerden seçilmiş kişiler tarafından bağımsız bir şekilde kullanıyoruz diyebiliriz. Tabiki çoğunlukta kullandığımız örneğin “Facebook, Google, Twitter” gibi sosyal medya sayfaları ve ziyaret ettiğimiz web sitelerinin takip ettikleri politika bu yukarda anlattığımız ve internetin anahtarı ve güvenliğiyle sorumlu olan kişilerin ve kurumun yetkisi dışında. Her sayfa ve sosyal medya sitesi bulunduğu ülke kanunlarına göre yayınlarını sürdürür.

İnternetin kime ait sorusunun cevabı ise, tüm kullanıcıların, yani hepimizindir.

Bu konuda çok spekülasyon yapılmaktadır ama bu anahtar sahiplerinin ve “ICANN” şirketinin bağımsız olduğunu söyleyebiliriz.

Hazırlayan: Erdem Eraslan

Kaynak: Wikipedia, Galileo, Youtube, Google, ICANN

Paylaş: